Keşfet

BÖLÜM 1

YETİM MUSTAFA

O

gün şiddet fırtına vardı. Çatılar uçuşuyor ve yer yerinden oynuyordu Bu yüzden

herkes de bir telaş vardı halk fırtınayı en az hasarla atmaya çalışıyordu ama

olmuyordu. Çünkü yağmur çok şiddetliydi. 

Fırtına ve yağmur iki saat kadar sürmüş taş taş üstünde bırakmamıştı.

Yağmur bittiğinde halkın bir kısmı yaralı olarak kurtulmuş, diğer bir kısmı ise

sağ olarak çıkmıştı. Yaralı olanlar, yaralarını sarmak için dışarı çıkmış

yaralarını sarmaya çalışıyorlardı.

Yaralı

olarak kurtulan halkın içinden bir bebek, sağ olarak kurtulmuştu, ama ne annesi

ne de babası sağ kalmıştı. Yavrucak bu yaşında hem yetim hem de öksüz kalmıştı.

Bilindiği kadar bir akrabası da yoktu. O yüzden halk toplanıp onu yetimhaneye

götürdüler. Orada da yetkililerin ellerine teslim edip geri döndüler. Yetkililere

teslim edilen bebeğe o gün Mustafa ismini verildi ve kendisi gibi olan diğer

bebeklerin yanına koyuldu.

Yetimhaneye

bırakıldıktan sonra aradan üç yıl geçmiş ve yetim Mustafa büyümüştü. Ayrıca ele

avuca sığmaz hale gelmişti. Görünüşte mutlu görünüyordu ama öyle değildi.

Yaramazlık yaptığı için sürekli dayak yiyordu. Bu yüzden de vücudunda yara bere

eksik olmazdı. Bunlar da yetmezmiş gibi kendi yaşıtları arasında itilip

kakılıyordu.

        Aslında o çok sakindi. Yaşıtları yaramazlık yapıyor onun

üstüne atıyorlardı. Konuşamadığı için de kendini savunamıyordu. Yetimhanenin

doktorları Mustafa'nın konuşma problemini çözmek için her şeyi yapmışlar ama

yine de buna muvaffak olamamışlardı.

Aradan

dört yıl daha geçmiş Mustafa yedi yaşına gelmişti, bu yaşına kadar birçok aile

onu evlat edinmek istemiş ama konuşma probleminden dolayı vazgeçmişlerdi. Bu

yüzden de iyice içine kapanık bir hale bürünmüştü.

        Bir gün, ondan büyük çocuklar onu aralarına almış dalga

geçiyorlardı. Mustafa, konuşamadığı için kendini savunmakta aciz kalıyor,

bundan dolayı kendini savunamıyordu. Bundan dolayı da sağına soluna bakınıyor,

kendini kurtaracak birini arıyordu. Gözleri sağı solu tararken anne kokusunu

duyduğu Hatice’nin geldiğini gördü.

      Hatice, onu dayak yerken görünce hiddetli

bir şekilde bağırdı “dağılın" Onun sesini duyan çocuklar, Mustafa’yı

oracıkta bırakıp korkudan sağa sola kaçıştılar.

      Hatice, çocukların çok sevdiği, ayrıca

çok da korktukları bir kadındı. Derdi, tasası olan onun yanına gelirdi. Bu

yüzden de herkes tarafından çok sevilirdi. O da çocukları çok sever herkesin

başını okşardı. Özellikle de Mustafa’yı çok severdi. Onu ayrıca çok sevmesinin

sebebi ise konuşma özürlü olduğundan dolayıydı.

Hatice

onu kurtardıktan sonra naif bir şekilde başını okşadı ardından ona:

“Ah

be oğlum bir konuşsan derdini anlatsan” dedi hüzünlenerek. Onun şefkati

karşısında Mustafa ağzından anlamsız sözler çıkararak Hatice’ye sarıldı.

Ardından gözyaşları sel oldu aktı.

“Ağlama

yavrum, ağlama” dedi Hatice onun ağlaması karşısında “Ben her zaman yanındayım”

Yorumlar

  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
  • Yağmur Erdoğan: Umarım o anne kokusu hep yanında olur yalnız kalmasın
  • Ahmet Gürsoy: Sadece yaralarını sarmaya çalışırken üyem odaklanıyor
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷