BÖLÜM 17
Hep beraber tekrardan girdiler karakola.
‘Karakolu çok mu sevdiniz?’ dedi Halit, kinayeli bir şekilde konuşarak. Be arada hem konuşuyor hem de konuşuyordu.
‘Komiserim, bu kardeşim Safiye’ dedi Hacer ‘Onunda size anlatacakları varmış’
‘Buyurun dinliyorum sizi’ dedi Halit.
‘Tahir Körükçü hakkında her şey biliyorum’ dedi Safiye ‘Elimde onu ilelebet hapse tıkayacak belgeler var’
Halit heyecanlanarak:
‘Hani nerede o belgeler’ diye sordu.
‘Kendi odamda gizli bir kasa var. Bütün belgeler onun içinde’ dedi Safiye ‘Yalnız o eve bir daha geri dönemem. Döndüğüm takdirde o adam beni mutlaka öldürecektir’
Halit, düşünür gibi bir tavır takınarak:
‘O zaman belgeleri nasıl alacağız?’ diye sordu.
‘Annem, annem alabilir’ dedi Safiye ‘Tahir Körükçü gaddar olmasına rağmen anneme karşı tavırları yumuşak. Dışarıda tek başına dolanmasına zaman zaman izin veriyor, o da belli günlerde; mesela Perşembe ve Pazar günleri. Yarın alabiliriz diye düşüyorum ama bir gün içerisinde odama girip belgeleri toparlaması imkânsız. O yüzden en iyi Pazar günü belgeleri getirmesi’
‘İyi o zaman’ dedi Halit ‘Belgeleri alıp savcılığa ulaştırdıktan sonra gerekli operasyonu yaparız’
‘Bu o kadar kolay olmayabilir komiserim’ dedi Safiye ‘Çünkü birde Davut var, onu ele geçirdiğiniz takdirde bütün işleri Davut yürütecektir. Tahir’i devirmek için fırsat kolluyor. Böylesi bir durum da işine bal yağ sürmüş oluruz’
‘Davut, denilen adam sizin eski kocanızdı değil mi?’ dedi Halit, Hacer’e dönerek:
‘Evet, komiserim’
‘Ne, eski kocan mı?’ dedi Safiye şaşkınlıkla.
‘Evet, Safiye o benim eski kocam. Üstelik birde elinde yetim bir çocuk var’
‘Birde kaçırılan çocuk mu var?’
‘Evet, Safiye’ dedi Hatice ‘O çocuğun yetim olduğunu zannediyorduk ama öyle değilmiş. Çocuk Hacer’in oğlu’
‘Onu ben doğurdum ama benim çocuğum değil’
‘Bilmece gibi konuşma abla’
‘Şimdi bunların sırası değil’ dedi Halit, araya girerek ‘Çocuğu ve belgeleri nasıl kurtaracağız onları düşünelim’
‘Ben anneme telefon açayım’ dedi Safiye ‘O benden daha akıllıdır ve ne yapacağını bilir’ daha sonra da annesine telefon açıp olanı biteni bildirdi.
‘Tamam, kızım ben hallederim’ dedi annesi kısık bir sesle.
‘Dikkatli ol anne o adam, babamdan sonra sana da zarar vermesin’
‘Merak etme kızım, ben başımın çaresine bakarım. Asıl siz dikkatli olun. Zira Tahir, fellik fellik sizi arıyor. Bulduğu an infaz edebilir. Böylesi bir durumun yaşanmasından Allah Teâlâ sizi korusun’
‘Âmin, annecim’
‘Karakolda her şeyi anlatacaktın’ dedi Hacer
‘Evet, abla’ dedi Safiye ‘Ele geçirdiğim kayıtlarda onun babamı nasıl öldürdüğü an be an görünüyor. O gün sen gözlerimi kapatmaya çalıştın ama ben her şeye şahit oldum. O günden sonra o adamın yüzünü hiç bir zaman unutmadım’
‘O zaman yıllarca neden babam diye tutturdun’
‘Seni ve annemi korumak için abla’ dedi Safiye ‘Ayrıca intikamımızı alabilmek için’
‘Davut’un yerini de biliyor musun?’ dedi Halit.
‘Biliyorum komiserim, onun da yerini gösterebilirim’
‘Yani kilit isim sensin’
‘Evet, komiserim’ dedi Safiye ‘O yüzden Tahir benim peşimde, bütün her şeyi bildiğimden dolayı da bırakmıyordu beni’
‘Bu saatten sonra seni bir yere bırakmam zaten’ dedi Hacer.
‘Önceliğimiz Davut’un yerini tespit edip çocuğu ondan kurtarmak. Çocuğu kurtardıktan sonra da Tahir ve Davut’u ele geçirmek için operasyona başlarız’