Keşfet

BÖLÜM 5

YETİM MUSTAFA

Bölüm 7

"Sen Kimsin? Kızımla ne ilişkin var, yoksa bizim servetimiz de gözün mü var. Eğer öyleyse ölümden ölüm beğen" dedi Tahir Bey.

Kızım, lafını duyan genç, yarı gülümseme yarı ciddi bir şekilde:

  ‘Demek ki sen osun ha! Yani Safiye'nin babası, ünlü iş adamı Tahir Bey, Kızınızın öve öve bitiremediği iyiliksever, nazik, sevecen, insancıl Tahir Bey- Bu sözleri üstüne basa basa söylemiştik genç - bakıyorum da, kızınızın tarif ettiğinin tam tersi bir insansınız. Onun tarif ettiği gibi bir insan olsanız. Beni, insan gibi karşınıza alır, konuşurdunuz" dedi keskin bir ifade ile.

O hakaret edercesine konuşması üzerine, adamlarından biri yüzüne sıkı bir yumruk attı ardından ona.

"Sen hangi cesaretle patronumuzla böyle konuşursun" dedi ve bir tokat daha atacakken Tahir Bey onu durdurdu.

Genç, yerden göğe kadar haklıydı, ama karşı tarafın kalpleri öyle kapalıydı ki, bu tür sözler onları daha çok kızdırmaktan öteye gitmiyordu.

Tahir Bey oldukça sinirliydi, karşısındaki bu genç hangi cesaretle böyle konuşuyordu. Ömrü boyunca zulmettiği kişiler böyle konuşamamıştı karşısında. Hatta büyük kızının kaçtığı genç bile bu cesareti gösterememişti. Yerinde bir müddet dolandıktan sonra gencin karşısına geçerek:

  "Bana bak ukala, adın her neyse" dedi Tahir Bey:

Onun sözleri karşısında genç Tok bir ifade ile:

 "Benim adım Salih" dedi.

 "Neyse ne" dedi, Tahir Bey, karşısındaki genci küçümsercesine.

     ‘Kızımı iş ortağımın oğluyla evlendireceğim. Böylelikle gücüme güç katacağım. Bundan dolayı ondan uzak durursan senin açından iyi olur’ dedi tehdit edercesine

   "Uzak durmazsam ne olacak" dedi Salih, onlara karşı bağırarak.

Uzak durmasam lafını duyan Tahir Bey, yere tükürerek:

   "Sen dâhil bütün aileni yok ederim. Anlıyor musun, yok ederim. Geriye de hiçbir iz bırakmam" dedi elini yumruk yaparak.

  "Zaten sizin gibilerin işi yakıp yok etmek. Siz sadece silahtan anlarsınız. Elinizdeki o silahlar olmazsa siz hiç bir şeysiniz." dedikten sonra "Yakıp yok etmek ile elinize ne geçecek. Bir avuç para, mal mülk, öldüğünüzde onlar bile size de kalmayacak" dedi Salih, onların gözlerinin içine bakarak.

  "Seni son kez uyarıyorum" dedi Tahir Bey "Kızımdan uzak durmazsan sonuçlarına da katlanırsın"

Salih'le konuşmasını bitiren Tahir Bey, adamlarına emir vererek onu aldıkları yere bırakmalarını istedi.

       Bölüm 8

  ‘Mustafa'm' dedi Hatice güler yüzle 'Sen nasıl oldu da konuştun?’ dedi merak içerisinde.

  ‘Hatice anne' dedi Mustafa ‘Aslında ben hep konuşuyordum, ama hep haksızlığa uğradığım için susmayı tercih ettim. Bu da benim içime kapanık olmama sebep oldu’

  ‘Peki, neden şimdi konuşmayı tercih ettin?’ dedi Hacer hemşire.

  ‘Bilmiyorum, neden böyle davrandığımı ama sanki bir güç konuş dercesine beni ileri attı. O yüzden bende konuşmak istedim' dedi Mustafa. Ardından onlara ‘Peki, siz niçin tartışıyordunuz?’ diye sordu.

  ‘Hiiç' dedi Hacer hemşire

  ‘Nasıl hiç' dedi Mustafa ‘Basbayağı tartışıyordunuz, üstelik birde bir birlerinizi tanıyor gibiydiniz'

  ‘Evet, bir birlerimizi tanıyoruz' dedi Hatice ‘Hacer, rahmetli abimin eşi. Yıllar evvel bazı nedenlerden dolayı ayrılmak zorunda kalmıştık. Yıllar sonra karşıma çıkınca o anlar aklıma geldi. O yüzden tartışıyorduk.

Hacer hemşire, Mustafa’ya bakmayı bırakıp Hatice'ye döndü ve ona:

   ‘Abla, artık beni dinlemeden bir yere bırakmayacağım seni' dedi, çakmak çakmak gözlerle.

  ‘Ne dinleyeceğim seni’ dedi Hacer, arkasını dönerek.

Onu kendisine çeviren Hacer hemşire ‘Beni sonuna kadar dinleyeceksin’ dedi sinirle. Ardından onu koltuğu üzerine oturtarak:

   ‘Abla, abin Yusuf'la tanıştığım zaman lise yıllarındaydım. Babam ölmüş ve annemde başkasıyla evlenmişti. Kardeşim, çok küçük olduğu için onu babası olarak bildi. Ben ona, o senin baban değil desem de bana inanmadı. Hatta onu kıskanıyorum diye böyle şeyler söylüyorsun dedi defalarca’

‘Kardeşinle benim abim arasında ne alaka var ki bunları anlatıyorsun' dedi Hatice, kızgın bir şekilde.

   ‘Çook alakası var abla hem de çok. Sabırla dinlersen hepsini anlatacağım' dedi Hatice'nin yakasına yapışarak ‘Ne olduysa o günden sonra oldu zaten. Üvey babam oldukça gaddar ve kıskanç birisiydi. En ufak bir hata bile olsa dövüyordu beni. Bazen o kadar ileri gidiyordu ki günlerce aç susuz bırakıyordu. Bütün bu eziyetleri sadece bana yapıyor kardeşime yapmıyordu. Bundan dolayı da kardeşim onun babası olmadığına bir türlü inanmak istemiyordu. İşte böyle günlerim yıllarca sürdü gitti, ta ki üniversite yıllarında abinle karşılaşana kadar. Abinle karşılaştıktan sonra az da olsa eziyetleri unutur olmuş hayata daha pozitif bakar olmuştum. Bu pozitifliğim aileme de yansımış bu yüzden peşime düşmüşlerdi. Abini her ne kadar ailemden sakladıysam da olmadı. Bir süre sonra her şeyi öğrenmişlerdi’

Yorumlar

  • Asena Kurt: anlamıyorum bu nasıl bir baba?
  • Cihanngir d.: salih sen çok cesursun ama karşıdaki tavırda hiç hesaba katma
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim 👏👏👏
  • Aysel Maden: bu sahnede gerilimi çok iyi hissettim gerçekten çözüm bulacak gibi görünmüyor
  • Eda Zorlu: Duydum ama hala salihe karşı çözüm arayışı yok Çok üzücü
  • Eda Özdemir: Bu adamın cümleleri o kadar ağırki insan böyle konuşmamalı @hansel1976
  • Efe Çelik: Yeter artık tahir bey kızı ne olmuş uzak dur demen sana çok yakışmıyor
  • Ceyda Sancak: Kendi kızı için bu kadar acımasız olabilir mi