Keşfet

17. BÖLÜM — SÖYLEYEMEDİKLERİM

YİTİK IŞIK

17. BÖLÜM — SÖYLEYEMEDİKLERİM

Eve geldiğimde gece olmuştu.

Üzerimi değiştirdikten sonra salona geçtim.

Telefonumu elime aldım ve Demir'in fotoğrafını açtım.

Bir süre ekrana baktım.

Sonra derin bir nefes aldım.

“Bugün onlara gittim.”

Kısa bir süre sustum.

“Yemek yedik.”

İstemeden gülümsedim.

“Garipti.”

Telefonu elimde çevirdim.

“Bazen ne diyeceğimi bilemedim. Onlar da bana ne soracaklarını bilmiyordu.”

Bir süre sessiz kaldım.

“Ela yine sürekli bir şeyler yedirmeye çalıştı.”

Gülümsedim.

“Sonra da yine gel dedi.”

Başımı koltuğa yasladım.

“Ben de gelirim dedim.”

Gözlerimi kapattım.

“Biliyor musun, Demir…”

Sesim biraz yavaşladı.

“Birkaç gün önce bu insanları hiç tanımıyordum.”

“Şimdi onlarla aynı masada oturuyorum.”

Bir an durdum.

“İnsan alışır mı sence?”

Cevap vermeyeceğini biliyordum.

Yine de konuşmaya devam ettim.

“Asil hâlâ komutan gibi.”

İstemeden güldüm.

“Karargâhta komutanım, evde ağabeyim diyor.”

Başımı iki yana salladım.

“Ben de hangisine alışacağımı şaşırdım.”

Fotoğrafına tekrar baktım.

“Agah da çok konuşmadı.”

Bir an durdum.

“Ama yarama baktı.”

“Belli etmiyor ama sanırım o da alışmaya çalışıyor.”

Derin bir nefes aldım.

“Ben de.”

Telefonu dizlerimin üzerine bıraktım.

“Bazen düşünüyorum da…”

Gözlerim fotoğrafında kaldı.

“Büyükannem olsaydı bugün bütün bunları ona anlatırdım.”

“Sonra sana da anlatırdım.”

Bir an sustum.

“Eskiden her şeyi sana anlatırdım ya…”

Cümlem yarım kaldı.

Gözlerimi kaçırdım.

“Şimdi de anlatıyorum.”

Hafifçe gülümsedim.

“Ama sen cevap vermiyorsun.”

Odanın sessizliği bir anda daha fazla hissedildi.

Telefonu biraz daha sıkı tuttum.

“Bazen unutuyorum.”

“Bir şey anlatacakmışım gibi telefonu elime alıyorum.”

Kısa bir süre sustum.

“Sonra aklıma geliyor.”

Başımı koltuğa yasladım.

“Sen yoksun.”

Gözlerim doldu.

Elimin tersiyle gözümü sildim.

“Bugün ilk defa o eve giderken eskisi kadar korkmadım.”

“Onları hâlâ tam olarak tanımıyorum.”

“Onların yanında kendimi tamamen aileden biri gibi de hissedemiyorum.”

Bir süre düşündüm.

“Ama belki zamanla olur.”

Demir'in fotoğrafına baktım.

“Ne dersin?”

Bir an bekledim.

Sonra kendi kendime gülümsedim.

“Bak, yine senden cevap bekliyorum.”

Başımı iki yana salladım.

“Ben galiba gerçekten alışmışım sana.”

Telefonun ekranına baktım.

“Merak etme.”

“Onları tanımaya çalışacağım.”

“Belki bir gün sana anlatacak daha güzel şeylerim olur.”

Kısa bir sessizlik oldu.

Sonra sesimi biraz alçalttım.

“Keşke o günleri sen de görebilseydin.”

Telefonun ekranını kapattım.

“İyi geceler, Demir.”

Bir süre telefonu elimde tuttum.

Sonra ayağa kalkıp odama geçtim.