21. BÖLÜM — BİRAZ DAHA YAKIN
21. BÖLÜM — BİRAZ DAHA YAKIN
Akşam karargâhtan çıktığımda telefonum çaldı.
Arayan Kaan'dı.
“Alo?”
“Çıkmış mıydın?”
“Evet.”
“Neredesin?”
“Karargâhtan yeni çıktım.”
“Eve mi gidiyorsun?”
“Evet.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Bize gelsene.”
Şaşırdım.
“Şimdi mi?”
“Evet.”
“Bir şey mi oldu?”
“Hayır. Bir şey olması mı gerekiyor?”
İstemeden güldüm.
“Yok.”
“O zaman gel.”
Telefonu kapattığımda birkaç saniye düşündüm.
Sonra arabaya binip onların evine doğru yola çıktım.
Eve vardığımda kapıyı Kaan açtı.
“Hoş geldin.”
“Hoş buldum.”
“Gel.”
İçeri girdim.
Salonda Asil ve Agah oturuyordu.
Asil bana baktı.
“Hoş geldin.”
“Hoş buldum.”
Agah da başını kaldırdı.
“Bugün nasıl?”
“Yoğundu.”
“Omzun?”
“İyi.”
Agah kaşlarını kaldırdı.
“Gerçekten mi?”
“Gerçekten.”
Kaan araya girdi.
“Bırak artık kızı doktor.”
Agah ona baktı.
“Ben doktorum.”
“Onu biliyoruz.”
“E o zaman?”
Kaan güldü.
“Daha eve gelir gelmez muayene etme.”
İlbilge gülümseyerek koltuğa oturdu.
Asil de karşısındaki koltuğa geçti.
“Bugün eğitim nasıldı?”
“İyiydi.”
“Zor muydu?”
“Biraz.”
Kaan hemen araya girdi.
“Senin ‘biraz’ın ne demek olduğunu artık anlamaya başladık.”
İlbilge ona baktı.
“Ne demekmiş?”
“Normalden biraz daha fazla demek.”
Agah güldü.
“Doğru söylüyor.”
İlbilge de gülümsedi.
“Belki biraz öyledir.”
Asil ikisine baktı.
“İkiniz de başladınız.”
Kaan ayağa kalktı.
“Çay isteyen var mı?”
Agah elini kaldırdı.
“Ben.”
Asil de,
“Bana da koy.”
Kaan İlbilge'ye baktı.
“Sen?”
“Olur.”
“Tamam.”
Kaan mutfağa geçerken İlbilge arkasından baktı.
Agah ona döndü.
“Bir şeye şaşırdın mı?”
“Neye?”
“Buraya çağrılmana.”
İlbilge kısa bir süre düşündü.
“Biraz.”
Agah başını salladı.
“Biz de hâlâ alışıyoruz.”
İlbilge gülümsedi.
“Belli oluyor.”
Asil araya girdi.
“Nesi belli oluyor?”
“Hiç.”
Kaan mutfaktan seslendi.
“Ben her şeyi duydum.”
Hepimiz güldük.
Bir süre sonra Kaan çaylarla salona geldi.
Bardağı İlbilge'nin önüne bıraktı.
“Al.”
“Teşekkür ederim.”
“Rica ederim.”
Kaan yerine oturdu.
O akşam uzun uzun geçmişten konuşmadık.
Kimse bana çocukluğumu sormadı.
Ben de anlatmak zorunda hissetmedim.
Sadece oturduk.
Çay içtik.
Bazen konuştuk, bazen güldük.
Gece olduğunda eve gitmek için ayağa kalktım.
Kaan hemen,
“Yine gel,” dedi.
İlbilge gülümsedi.
“Gelirim.”
Asil başını salladı.
“Dikkatli git.”
“Tamam.”
Agah da,
“Omzuna dikkat et.”
“Merak etmeyin.”
Kapıya doğru yürüdüm.
Kaan kapıyı açtı.
“İyi geceler.”
“İyi geceler.”
Arabaya doğru yürürken arkamdan kapının kapandığını duydum.
Bu kez eve dönerken yüzümde küçük bir gülümseme vardı.
Yorumlar
- Eda Sezer: Yükseklikler sanki Edirne gibiydi içim daraldı biran dikkat et ilbilge
- Nazlı Özdemir: Akşam çıkışların böyle insanı düşündürüyor ama içeri gelmek güzeldi
- Eren Ali Dağ: Yıldırım gibi ben de istedim gelmeni geç kalma dedin sakın