6 — GERÇEK
BÖLÜM 6 — GERÇEK
Birliğe vardığımda koridor her zamankinden daha sessizdi.
Çantamı odama bırakıp görev yerine geçmek üzereyken bir personel yanıma geldi.
“Yüzbaşım, komutan sizi bekliyor.”
Başımı salladım.
“Tamam.”
Kapıyı çalıp içeri girdim.
Komutan masasının başında oturuyordu. Önünde birkaç dosya vardı.
“Gel İlbilge, otur.”
Sandalyeye oturdum.
Komutan bir süre sessiz kaldı. Sonra önündeki dosyalardan birini eline aldı.
“Seninle ilgili konuşmamız gereken bir konu var.”
Kaşlarım çatıldı.
“Görevle mi ilgili?”
“Hayır.”
İçimdeki huzursuzluk yeniden başladı.
“Peki neyle ilgili?”
Komutan dosyayı masanın üzerine bıraktı.
“Geçmişinle.”
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
“Geçmişimle?”
“Evet.”
Dosyaya baktım.
Komutan devam etti.
“Üç yıl önce yapılan bir araştırmada doğum kayıtlarınla ilgili ciddi bir karışıklık ortaya çıktı.”
“Nasıl bir karışıklık?”
“Doğduğun hastanede aynı gün iki bebeğin kayıtları birbirine karışmış.”
Bir süre hiçbir şey söylemedim.
“Yani?”
Komutan gözlerini benden ayırmadan konuştu.
“Yani senin yıllardır bildiğin ailen, biyolojik ailen değil.”
Başımı yavaşça kaldırdım.
“Bundan emin misiniz?”
“Belgeler ve yapılan testler bunu doğruluyor.”
Dosyayı kendime doğru çektim.
Sayfalara baktım ama yazanları anlamakta zorlanıyordum.
“Peki gerçek ailem kim?”
Komutan başka bir belgeyi önüme koydu.
“Mardin'de yaşayan bir aile.”
İlk gördüğüm isim Hamit Ağa oldu.
Altında başka isimler vardı.
Ela.
Asil.
Kaan.
Agah.
İsimlere tek tek baktım.
Hiçbirini tanımıyordum.
“Beni biliyorlar mı?”
Komutan başını salladı.
“Evet.”
“Ne zamandır?”
“Üç yıl önce senin hayatta olduğunu öğrenmişler.”
Gözlerimi kapattım.
Üç yıl.
Ben hiçbir şey bilmiyordum.
Onlarsa üç yıldır beni arıyordu.
“Beni bulabildiler mi?”
“Henüz değil.”
İçimden derin bir nefes aldım.
“Peki İstanbul'a gelmişler mi?”
Komutan birkaç saniye sustu.
“Evet.”
Başımı kaldırdım.
“Ne zaman?”
“Sen hastanedeyken.”
Bir anda aklıma hastanede geçirdiğim saatler geldi.
Ben oradayken…
Beni arayan insanlar da aynı şehirdeydi.
Ama birbirimizi görmemiştik.
Sandalyede geriye yaslandım.
Kafamın içinde cevaplardan çok soru vardı.
Bunca yıl boyunca bilmediğim bir aile vardı.
Ve onlar beni bulmaya çalışıyordu.
Telefonumu çıkardım.
Ekranda yine aynı isim duruyordu.
Demir ❤️
Parmağım ekranın üzerinde kaldı.
Üç yıl önce Demir'i kaybetmiştim.
Şimdi ise hayatım boyunca hiç tanımadığım bir aile karşıma çıkmıştı.
Komutana baktım.
“Şimdi ne olacak?”
“Bunu senin karar vermen gerekiyor.”
“Onlarla görüşecek miyim?”
“İstersen.”
Bir süre sessiz kaldım.
İçimde korku vardı.
Merak da vardı.
Ama ne hissedeceğimi bile bilmiyordum.
Onları tanımıyordum.
Onlar da beni tanımıyordu.
Yine de üç yıldır beni aradıklarını bilmek içimde garip bir duygu bırakmıştı.
Belki de artık kaçamayacağım bir gerçekle karşı karşıyaydım.
Ve ilk kez, geçmişimi öğrenmek zorundaydım.
Yorumlar
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: çok haklısın ya çok teşekkür ederim
- Rıza Kaya: Kimseye tanımadığım bir ailem olduğunu söylemek öyle zor ki