Keşfet

BÖLÜM 4 — ÖNYARGI

YİTİK IŞIK

BÖLÜM 4 — ÖNYARGI

İstanbul'da sabah olmuştu.

Hamit Ağa, Ela, Asil, Kaan ve Agah otelin kahvaltı salonunda aynı masada oturuyordu ama kimsenin doğru düzgün yemek yediği yoktu. Herkesin aklında İlbilge vardı.

Ela çayından küçük bir yudum aldıktan sonra sessizliği bozdu.

“Üç yıl boyunca onu aradık. Şimdi aynı şehirde olduğunu biliyoruz ama hâlâ nerede olduğunu bilmiyoruz.”

Hamit Ağa sakin görünmeye çalışarak cevap verdi.

“Bulacağız.”

Ela kocasına baktı.

“Ya bulduğumuzda işler düşündüğümüz gibi olmazsa?”

Asil annesine döndü.

“Ne demek istiyorsun?”

Ela birkaç saniye düşündü.

“Onu hiç tanımıyoruz. Nasıl biri olduğunu bilmiyoruz. Bizi görünce ne düşünecek, bize nasıl davranacak, hiçbir fikrim yok.”

Kaan sakin bir şekilde konuştu.

“Bunu ancak karşılaştığımızda öğrenebiliriz.”

Ela başını salladı.

“Ben sadece… yıllardır kafamda bir İlbilge var. Küçükken nasıl olduğunu, neleri sevdiğini, nasıl büyüdüğünü bilmiyorum. Şimdi karşımıza yetişkin bir kadın olarak çıkacak.”

Agah annesine baktı.

“Normal, çünkü onu hiç tanımıyoruz.”

Ela ona döndü.

“Ya bizi istemezse?”

Bu kez Hamit Ağa konuştu.

“İstemezse zorlamayacağız.”

Ela şaşkınlıkla eşine baktı.

“Sen bunu gerçekten yapabilir misin?”

Hamit Ağa'nın yüzündeki ifade değişti.

“Kolay olmayacak.”

Kısa bir süre sustu.

“Ama onun da kendi hayatı var. Bizi tanımadan bize yakın olmak istemeyebilir.”

Asil başını salladı.

“Bence de önce onu dinlemeliyiz.”

Kaan da ekledi:

“Üç yıl önce yaşadığını öğrendik diye onun bütün hayatını bildiğimizi sanamayız.”

Agah sandalyesine yaslandı.

“Belki bizim düşündüğümüzden çok farklı bir hayatı oldu.”

Ela oğullarına baktı.

“Peki siz hiç kızgın değil misiniz?”

Asil kaşlarını çattı.

“Kime kızacağımızı bile bilmiyoruz.”

Kaan başını salladı.

“Bizim için önemli olan onu bulmak.”

Agah sakin bir sesle konuştu.

“Sonrası zamanla belli olur.”

Ela gözlerini masaya indirdi.

“Ben yine de korkuyorum.”

Hamit Ağa eşinin eline dokundu.

“Ben de.”

Ela başını kaldırdı.

“Sen de mi?”

“Evet.”

Hamit Ağa derin bir nefes aldı.

“Çünkü kızımı ilk kez göreceğim.”

Masada yeniden sessizlik oldu.

Bu kez kimse konuşmadı.

---

Öğle saatlerinde yeniden hastaneye gittiler.

Kaan danışmaya yaklaşarak görevliye İlbilge hakkında yeni bir bilgi olup olmadığını sordu.

Görevli kayıtları kontrol etti.

“Maalesef yeni bir bilgi yok.”

Ela'nın yüzü düştü.

“Bize ulaşırsa haber verebilir misiniz?”

“İletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz.”

Kaan gerekli bilgileri verdi.

Tam çıkacakları sırada koridorun diğer tarafından bir kadın geçti.

Ela bir an durdu.

Kalbi hızlandı.

“İlbilge…”

Kadın dönüp başka bir odaya girince Ela sustu.

Asil annesinin yanına geldi.

“Anne?”

Ela gözlerini kapattı.

“Bir an onu sandım.”

Asil hafifçe gülümsedi.

“Bulacağız.”

Ela oğluna baktı.

“Umarım.”

Hamit Ağa kapıya doğru yürüdü.

“Gidelim.”

Hep birlikte hastaneden çıktılar.

Arabaya bindiklerinde kimse konuşmadı.

Fakat hepsinin aklında aynı soru vardı.

İlbilge'yi bulduklarında ne olacaktı?

Onlar İlbilge'yi aileleri olarak görecekti.

Peki İlbilge onları ne olarak görecekti?

Henüz bunun cevabını hiçbiri bilmiyordu.