BÖLÜM 8 – YENİ BİR HAYAT
BÖLÜM 8 – YENİ BİR HAYAT
Mardin'den döndükten sonra bir hafta geçmişti.
Geçen hafta yaşadıklarımı hâlâ tam olarak kafamda oturtamamıştım.
Bir ailem olduğunu öğrenmiştim.
Sonra onları görmüştüm.
Ama onları görünce beklediğim gibi bir şey olmamıştı.
Ne onlar bana hemen alışabilmişti ne de ben onlara.
Aramızda yılların bıraktığı büyük bir boşluk vardı.
O sabah komutanım beni yanına çağırdı.
Kapıyı çalıp içeri girdim.
"Komutanım?"
"Gel İlbilge."
Masasının üzerindeki dosyayı bana uzattı.
"Bu senin."
Dosyayı aldım.
"Hayırdır?"
"Aç, gör."
Dosyayı açtım.
İlk birkaç satıra göz gezdirdim.
Sonra bir yerde takılıp kaldım.
Mardin.
Sayfayı tekrar okudum.
"Mardin mi?"
"Evet."
Başımı kaldırdım.
"Benim tayinim mi çıktı?"
"Çıktı."
Bir süre hiçbir şey söylemedim.
Geçen hafta o şehre kendi isteğimle gitmiştim.
Şimdi ise görevim nedeniyle orada yaşayacaktım.
"Ne zaman?"
"Yakında. Hazırlığını yap."
"Emredersiniz."
Dosyayı kapattım ve odadan çıktım.
Koridorda yürürken aklımdan aynı şey geçiyordu.
Mardin.
Artık oraya gidip dönmeyecektim.
Orada kalacaktım.
Ve orada, beni yıllarca arayan insanlar vardı.
---
Bir hafta sonra yeni evimin kapısını açtım.
İçerisi sessizdi.
Çantamı içeri bıraktım.
Evin içinde birkaç adım attım.
Salon küçüktü ama yeterliydi. Birkaç eşya vardı. Henüz tam olarak yerleşmemiştim.
Pencerenin önünde durup dışarı baktım.
Mardin'deydim.
Hem de artık geçici olarak değil.
Çantamı açmaya başladım.
Kıyafetlerimi dolaba yerleştirirken bir anda durdum.
Burası benim evimdi.
Bunu düşününce tuhaf hissettim.
Çünkü geçen hafta o taş konağa girdiğimde de içimden aynı şey geçmişti.
Orası benim ailemin eviydi.
Ama kendimi orada evimde gibi hissetmemiştim.
Belki de ev dediğimiz şey sadece dört duvar değildi.
İnsan bazen bir yerde doğar, başka bir yerde büyür ve yıllar sonra nerede kendini ait hissedeceğini anlamaya çalışırdı.
Ben de şimdi bunu yapıyordum.
Mutfağa geçip kendime çay koydum.
Telefonumu masanın üzerine bıraktım.
Ekran aydınlandı.
Demir ❤️
İsmini görünce birkaç saniye öylece baktım.
Sonra telefonu elime aldım.
"Burada olsaydın ne derdin acaba?"
Cevap gelmeyeceğini biliyordum.
Yine de konuşmaya devam ettim.
"Bugün Mardin'e tayin olduğumu öğrendim."
Kısa bir sessizlik oldu.
"Artık buradayım."
Sandalyeye oturdum.
"Geçen hafta ailemi gördüm."
Bu kelimeyi söylerken bile zorlandım.
"Ailem..."
Bir an durdum.
"Garip geliyor."
Gözlerimi masaya çevirdim.
"Onları tanımıyorum Demir."
Sesim iyice alçaldı.
"Onlar da beni tanımıyor."
Telefonu masaya bıraktım.
Çayımdan bir yudum aldım.
Sonra tekrar telefona baktım.
"Belki zamanla değişir."
Bu kez başka bir şey söylemedim.
Çünkü ne olacağını gerçekten bilmiyordum.
Sadece şunu biliyordum:
Mardin artık benim için sadece görev yerim değildi.
Burada bir geçmişim vardı.
Ve belki de ilk kez, o geçmişten kaçmadan yaşamayı deneyecektim.