8:İhanetin Gölgesi
Sonu olmayan bir yol… Sisli ve karmaşık bir yoldu. Belki hayatımınız sonunu belki de başlangıcı olacaktı. Hayat boşuna bir şeyi senin karşına çıkarmaz. Karşına çıkan her şey bir ipucudur.
Bana gelen ilk ihanet… Bu bile bir ipucuydu. Görememiştim. Onun bana karşı olan ihanetini önce kaçış sandım. Değilmiş. Onun bana karşı yaptıklarını yok sayabilir miydim? Kafamı karıştıran şey onun ihaneti miydi?
Başka bir şey olma ihtimali de var mıydı? Olabilirdi. O bizim gibilerden değildi. Saf karanlığın içinde değil aydınlığın içinde doğup büyümüştü. Bizim yaptıklarımızı anlamıyor olabilirdi.
Bu bize karşı olan ihanetini affetmezdi. Affedemezdi. Her hatanın bir bedeli olacaktı.
Her ihanetin bir bedeli olacaktı. Hiç kimse kendi gölgesini görmeden gidemezdi. Hafızlara geri geliyor. Yapılanlar hatırlanıyor. Kanla yazılan sırlar açığa çıkıyor. Şu ana kadar bir oyunun içinde olduğunu düşünmemeliydin.
Burası bir gerçeklik. İllüzyonu yendin. Artık gerçekleri öğrenmen gerekliydi. Kaçış yok. Kurtuluş. Yok. Merhamet yok. Acıma yok. Sadece hayatta kalmak var. Kan ve vahşet var. Ölüm var. Acı var.
Döngüden başka bir şey değildi. Acı çek. Kurtul. Kendi krallığını kur. Acı çektir. Aynı döngüler sürekli tekrar eder. Bir farklılık gerekirdi. Tabi bu zamanda sıkışıp kalmadıysan… Bunun olma ihtimali çok düşüktür.
Yine de dikkatli olmalısın. Düşük ihtimallerin gerçekleşmesi her zaman daha yüksektir. Buranın kanunları sana uymadıysa şimdi her ne yapıyorsan onu bırak ve derhal bulunduğun yeri terk et.
Buranın kanunu budur. Yasası budur. Yaşamı budur. Hayat sana göre değil sen hayata göre şekillenirsin. İstisna kabul edilmez. Ya kabul edeceksin ya da reddedeceksin. Hile yaparak bundan kurtulamazsın.
Önce inkarlar başlar. Ardından karşı gelmeler ve kaçışlar başlar. Kendinde değil diye söylenip geçersin. Söylenme. Tedbirini almalısın. Yakında sana karşı bir ihaneti olabilir ve senin haberin bile olmaz.
Engelle. Kaçacak bir yer bırakma. Onun sana karşı olan korkusunu arttır. Senin haberin olmadan hiçbir şey yapamaz. Onlara oranı göster. Ölen kişilerin kim olduğunu… Kim olacağını… Üzerinde baskı kur.
Gerekirse cehennemi yaşasın. Sana itaat etmediği sürece hiçbir şey yapamaz. Onun sana yaptığı saygısızlıkları göz ardı etmemelisin. Kendisini anla. Duy. Gör.
Dediğim gibi sakın göz ardı etme… Yapılan her şeyin bir anlamı bulunur. Görülmeyen kişilikler. Duyulmayan sözler. Bilinmeyen yetenekler… Korkulu düşünceler. Aynaya bakmaya çekineceksin.
Her gün gördüğün yüzün sana bir katliam gibi gelecek. Gün geldiğinde kanlar içinde duracak. Gün geldiğinde bomboş. Ten rengin solmuş, gözaltların morarmış, dudakların kupkuru olmuş. Buna katlanabilecek misin?
Yerinde olsam hayır derdim. Kim böyle bir suratı görmek ister ki. Sadece sen değil insanlarda görmek bile istemez. Yüzünü gördüğün anda başlarını öne eğip, yanından uzaklaşarak çekip giderler.
Hayatın anlamını bulmaya çalış. O sana yön gösterecek. Ya da yanıltacak. Seni yanlış yolda yürütecek. Hayatın anlamı dediğin yer cehennemin dibi olacak.
Öleceksin. Ama hala birileri seni yaşıyor olarak bilecek. En çok bu yüzden bile kaybedebilirsin. Sen oldu derken hayat sana yeni engel çıkarır. Ne yapacağını bilemezsin. Dünyanın sonuna bile gitsen yapamayacaksın.
Umudunu kestiğin anda tek bir çıkış yolu olacak. Bu yol seni kazanca mı götürür yoksa zarara mı? Bilemezsin. Hiçbir zamanda öğrenemeyeceksin. Ta ki seni cehennemin bir katından alıp diğerine sürükleyene kadar…
Bu yolda belki öleceksin. Fakat birileri hala senin yaşadığına inanmaya devam edecektir. Var olduğunu düşünecektir. Gerçeği öğrenene kadar huzurlu olacaklar. Başlarda endişelenecekler. Sonrasında işleri yoğun sanacaklar.
Ama öldüğün akıllarına bile gelmeyecek. Bir gün biter de bizi arar, diye bekleyecekler. Olmayacak. Ne bir arama ne de bir mesaj gelecek. Yıllar geçecek. Biri çürümüş bedenini bulacak.
Polise haber verecek. Hiçbir iz yok. Yıllardır orada duranı yeni bulacaklar. Tanınmayan olacak. Adı yok. Ailesi yok. Hayatı yok. Ona dair biline tek şeyi bedeni olacaktır. Nasıl öldüğü bile bilinmeyecek.
Sonrasında var ise ailesine haber verilir. Tabi bulunursa. Aile her şeyden önemlidir. İyi bir aileye sahip olup iyi bir şekilde yetiştirilmek istenir. Eğer yetişirsen ne mutlu sana. Ama buraya gelmeye kalkışma.
Burası edep ve ahlakın karşı çıkıldığı, ölümü normal karşılayan bir yer. Eğer tanıdığın ya da ailenden biri burada olduğundan dolayı üzülme. Burada yas tutmak ölümle sonuçlanır. O kişi sana kendi krallığı içinde yardım etmesi sayılmaz.
Ölen kişinin krallığında yardım etmen durumunda serbest sayılırsın. İster yasını tut. İster sevin. Bu durum engel değildir. Bundan sonra o kişinin krallığı senindir. Kimse neden geçtin diye sormaz.
Soramaz. Yönetim senin elindedir. Diğerlerinin hayatı ve yapacaklarını sen belirleyeceksin. Bunun için elbette sevinebilirsin ama unutma, bununla beraber bütün sorumluluk senin üzerinde olabilir. Tüm her şey sana bağlı.
Ya bütün sorumlulukları üstlenip krallığı alırsın ya da bir başkasına devredip ömrünün sonuna kadar cefasını çekersin. Seçim senin. Ne yapacağın belli. Ne yapmayacağın belli. Seçtiğin her bir şey seni sonuca götürür.
Sonuçlara katlanmak bile senin sorumluluğundur. Ya sefa ya cefa… başka bir hayatın yok. Bu hayattan sonra bir daha geri gelmeyeceksin. Başka bir hayatta yeniden olmayacaksın. Şu anki zamanın kıymetini bilmelisin.
Her söz bir kaderdir. Her seçim bir zamandır. Her gün… Bir ölümdür. Hayatı sorgulayarak başladığımız her gün bir eziyettir. Hayatı sorgulayarak başladığımız her gün bir acıdır.
Buna katlanmak gerek. Neden olduğunu bilmediğin onlarca şey arasında boğulup gidiyorsun. Hiçbir anlamı yok mu hayatının. Bir intikam, bir hedefinde mi yok? İhanete de mi uğramadın?
Onun hıncını başkalarından çıkarmadın mı? Öfkeni insanlara karşı söylemekte mi gelmedi. Başkasının ölümünü kendi gözlerinle görmek. Neden bunu yapayım diyorsun değil mi. Ölüm. Bundan daha güzel bir şey olmazdı.
Bir insanın ölümünü görmek. Tanıklık etmek ya da birini öldürmek… En güzeli de budur. Acılar çekilmesi zor çektirmesi en kolay olanıdır. Bir kere o acıyı insanlara verirsen bir daha kimse karşına çıkamaz.
Korktuğu kişilerden uzak olmak sana yardım eder. Tepkin karşısında kimin nasıl bakış açısına sahip olacağını öngörebilirsin.
İstedikleri kadar duyguları saklamaya çalışsın, gözler korkuyu da endişeyi de belli eder. Gizli saklı hiçbir şey olamaz. Herkesin yaptıkları açıkça bellidir. Saklanmaya çalışanlar gerektiği gibi karşılığını alacaklardır.
Kaçışı olmayan bir yolun içindeyiz. Herkesin korktuğu bir şey ya da biri vardır. Üstüne git. Korkuyu yen. Kalbin korkudan bayıltacak gibi atmasını umursama. Sadece yap ve sonuçlarına katlan.
Başka bir yerin yok. Gidecek yerin yok. Sığınacak yerin yok. Bakacak bir şeyin yok. Hayatın hiçlikten ibaret. Şu ana kadar ne yaptın. Ne yaptın da övünüyorsun. Yaptığın şeyler ile övün. Hayatına katkıda bulunacak şeyler ile övün.
Gördüğün gittiğin ve yapıp ta işine yarayan bir şey bul. Uygula. Dene. Olmazsa tekrar dene. Yapacak bir şeyin yok. Yapmaktan başka bir işin yok senin.
Hayatın boyunca bunu yapmak için doğdun bunun yapmak içinde öleceksin. Tek yaptığın şey bu olacak. Tel bir amaç uğruna öleceksin. Tek bir hayat için öleceksin. Yaptığın ile guru duymazsan ne için burada duruyorsun hala.
Ne için yaşıyorsun hala. Yarın yaparım deyip sabahına ertelediğin şey için mi? Kurup ta olmaz dediğin hayallerinde yaşamak için mi? Sevmeyip de uzaklaştığın hayat için mi? Uzaklaştığın hayat? Sen buraya hayatı kendine zindan için gelmedin.
Eğer yaşamak istemeseydin burada olmazdın. Bu hayata tutunup gelişi güzel yaşamazdın. İnsanları tanımaz. Görmez ve bilmez olmak için mi buradasın. İnsanlar sosyalleşmek için varlar. Tek bir alanda değil her alanda olacaksın.
Yapabildiğin ve yapabileceğin her alanda ol. Hayat tek bir yer ile sıkışıp kaldığın bir yer değil. Tek bir şey ile sıkışıp sonra üzerinde düşünürüm diye içine attığın duygular ile değildir.
O duygular her seferinde biraz daha büyür. En sonun