YAĞMUR
Konserin başlamasına yarım saatten fazla vardı. Beklerken Ayça'yla pamuk şeker yiyorduk
"Uzun zamandır birlikte pamuk şeker yememiştik ."
Ayça'nın cümlesiyle ona baktım. Gerçekten çok uzun zaman olmuştu en son üniversite sınavını kazandığımızda parkta buluşup sevincimizi kutlarken yemiştik. Gülümsedim.
"Evet o zaman bir tane daha alıp geliyorum, ıslak mendil de almam lazım."
Diyerek ayağa kalktım o ise sadece başını salladı. Markete gidip ıslak mendil aldım, bir taraftan aldığım ıslak mendilden bir tane çıkararak ellerimi silerken ödemesini yapıp marketten çıktım ilerideki seyyar satıcı çocuklardan pamuk şeker ve helyum gazlı kalpli kırmızı balonlardan bir tane alıp ödemelerini yapıp tekrar Ayça'nın yanına gittim. Elimde ki balona sırıtarak bakıyordu. Pamuk şekeri ona uzattım, o paketi açarken balonu ona aldığımı biliyor gibi gülümseyerek bana bakıyordu. Ben de onu kandırmak için heyecanla balon hikayesi uydurdum.
"Buralarda çok tatlı biri vardı balonunu bana verdi."
dedim o da ona almadığımı sanınca önce üzülecek gibi oldu sonra,
"NE?"diye yüksek sesle şokunu beyan etti. Tam da Ayça olmaya yakışır şekilde. Benim canım Ayça'm olarak.
"Sen de balonu aldın öyle mi? İnanmamı bekleme!"
Güldüm.
"Çok tatlı biriydi almasam üzülürdü" dedim. O da:
"Hıhım tamam o zaman ben de tek boynuzlu atım." Yalanımın absürtlüğüne atıfta bulunmasıyla ikimizde güldük.
"Şaka yaptım, sana aldım. Sen bebek gibi sevinince kandırdım seni."
Dedim gülerek, o da pembe yanaklarıyla gülüp bana sarıldı.
"Biliyorum, zaten hikayen saçmaydı." Balonu ona verirken
"Balonla çok uyumlu oldun" dedim o da:
"Ne sandın!" diyerek cevapladı beni sonra konser alanına doğru gittik Eğlenceye başlıyorduk ...
(...)
Balonun ipini bileğine bağlayan Ayça ile sallana sallana konserin son şarkısına eşlik ediyorduk. Hava soğumuştu ve askılı giyindiğim için üşümeye başladım. Ayça'ya bakılırsa o da üşüyordu. Isınmak için kollarımızı birbirine geçirmiştik.
" Ayça tuvalete gidiyorum. Gelecek misin?"
diye sordum.
"Tamam."
Zaten konser bitmek üzereydi
(...)
Lavaboda işim bittikten sonra ellerimi yıkayıp çıktım. Konser alanının yakınlarında tuvaleti olan bir yerdeydik ama tam olarak ne binasıydı bilmiyorum. Girişte beni bekleyen Ayça'ya doğru adımladım.
"Tamamım. Sen gitmeyecek misin lavaboya?" Ayça lavaboya gelmeyip beni burda bekleyeceğini söylemişti. Belki fikri değişmiştir diye sordum.
"Yok ben iyiyim ihtiyacım şu an yok gidelim artık hem geç oldu" hafif bir baş hareketiyle onayladım onu. Binadan çıktıktan sonra taksi durağına yavaşça yürümeye başladık. Üşümem geçmişti. Boş olduğunu düşündüğüm bir taksiye doğru yönlendirdim ikimizi.
"Boş mu taksi abi?" Başını telefonundan kaldırıp şöyle bir baktı bize taksici. Kim olduğumuzu anlamak istiyordu sanki.
"Yok bacım doluyum. Müşteriyi bekliyorum. Su mu ne alacağımış" dedi şiveli bir konuşmayla.
"Tamam, başka boş taksi var mı burda " diye sordu Ayça.
"Vallahi ben bilmem aha gidin sorun boş var mıydı diye" başıyla arkamızı işaret etti. Başka taksiye binmek için arkamızı dönüp uzaklaşmaya başladık.
Bir anda önümüzdeki arabanın açılan farıyla kör oluyorduk galiba. Kaldırımda donakaldık. Araba farlarını kapatıp kaldırıma iyice yanaştı. Sağ yolcu koltuğunun penceresini indirdi.
"Ben yardım edeyim kızlar. Sizin gibi tatlı hanımefendileri tek başına bırakmaya yüreğim elvermez. Gideceğiniz yere kadar bırakırım"
Ayça ve ben aynı anda birbirimize baktık. Burda ne işi var anlamında başımı salladım Ayça'ya. O da alt dudağını büzerek bilmiyorum gibisinden bir hareket yaptı.
Ona cevap vermeden önce Ayça'yı kolundan tutup kendime çektim.
"Gerek yok biz de zaten şimdi taksiyle gidiyorduk." diyerek başka tarafa doğru baktım kurtarıcımız olmasını beklediğim bir taksi bulmayı umarak. Birazdan bizi bekleyen şeyleri haber vermek ister gibi gökyüzüne uçtu Ayça'nın bileğinden ayrılan balon. Uçan balona baktık üçümüzde .Gökyüzünde geceye kırmızı bir leke olarak not düştü. İlerimizdeki taksiyi görünce;
"Hadi Ayça şurada bir taksi var binelim." diyerek daha sıkı sarıldım koluna bir tehlike geliyordu belli ki.
"Olur, hadi " dedi Ayça. Kız zangır zangır titriyordu. İnşallah üşüdüğü içindir. Arabadan biraz uzaklaştıktan sonra sessizce fısıldadım.
"Hava soğuk değil mi? Şimdi taksiye binince ısınırız. Eve gidince de güzelce uyursun tamam mı istersen seninle kalayım bugün?"
"Evet hava soğuk" diyerek gökyüzüne baktı. Ve ekledi " Kal benimle " gülümsedim başımı sallayarak. Zaten onu tek başına bırakamazdım hayır dese bile bir bahane bulurdum. Yanına geldiğimiz taksinin kapısını açıp Ayça'yı oturttum sonra da yanına geçtim şoför taksi durağından hızla çıkıp arabaya doğru geldi. Artık gideceğimiz için mutluydum. Adam kapıyı açıp;
"Araç dolu" dedi ama boştu ve etrafta kimse yok.
"Kimse yok abi işte neresi dolu" dedim sinirle.
"Almıyorum yolcu bugün" dedi bu taksiciler grevde falan mıydı almıyordu kimse bizi.
"Hadi ablacığım zor duruma sokuyorsun beni inin işte başka taksi bulun " bir de çok yardımcı oluyor gibi başka taksi bul diyor öyle yapacağım zaten başka seçenek mi var? Ayça elime dokunup dikkatimi çekti inmek istiyordu belli ki. Adama dik dik bakıp taksiden indim. O da kapıyı kapatıp kilitledi aracını. Sanki zorla bineceğiz arabasına al da başına çal. Biz indiğimiz sıra başka bir adam geldi yanımıza;
" Taksiyi siz mi tuttunuz acaba?" diye nazikçe sordu.
"Hayır yolcu almıyorlarmış bugün" dedim ama taksici
"Yok yok alıyoruz binin siz " dedi adama adam sorgusuz arabaya bindi. Taksi çalıştı. Gaz.. Gittiler.. Adam sırf bizi almamak için yalan söyledi yani. Bunda kesin bir bityeni'i var çünkü bir anda taksiler boş olsa bile almıyordu bizi. Yanımıza yine yavaş bir şekilde yaklaşan arabadan ses geldi.
" Teklifim halâ geçerli kızlar saat geç oldu iyice " bunu derken kolundaki pahalı saate bakıyordu.
" İti kopuğu çıkmaya başlar size zarar gelsin istemeyiz değil mi? " diye pis sırıtışıyla itin kopuğun tam da yanı başımızda olduğunu belli ediyordu.
"Seninle gelmeyeceğiz git buradan!" diyen Ayça biraz sinirle biraz rahatsız olarak yerinde kıpırdandı. Geldiğinden beri Ayça'nın kendisiyle konuşmasını bekliyor gibi gözleri parlamıştı Erdem'in.
"Emin misin gelmeyeceğine yerinde olsam bu kadar net konuşmazdım gelmeye zorunda kalabilirsin belki. Sonuçta hiçbir taksi sizi almıyor değil mi sanki rüşvet almışlar gibi" biliyordum bir haltlar döndüğünü Erdem'den başkası olamazdı.
"Defol Erdem seninle gelmiyoruz ve hiçbir şeyin zorunda değiliz" Ayça daha da sinirlendi. "Seni gebertirim anladın mı seni mahvederim. Uzak dur şimdi !"
ondan uzaklaşıp başka bir tarafa doğru gittik insanların biraz daha fazla olduğu yere. yanından geçtiğimiz kapalı bir mağazanın camından arkamızda kalan Erdem'e baktım. Keyfi yerinde sırıtıyor utanmadan. Adımlarımızı hızlandırıp başka bir durağa ilerledik. Oradakiler de rüşvet almamıştır inşallah. Taksi durağına doğru seslendim
"Abi boş taksi var mı yoksa almıyor musunuz" vakit kaybetmeden gitsek iyi olurdu. İçerideki eski yıpranmış koltukta oturanlar birbirine baktıktan sonra anladım ki rüşvet almışlardı. Tam dönüp çıkacaktık ki arkamızdaki taksi şoförü aracından seslendi.
"Ben alıyorum binebilirsiniz " dediğinde öyle rahatladım ki Ayça'ya gülümseyerek aracın kapısını açtım yerleştikten sonra adama Ayça'nın adresini verdik. Aslında bizim köşkte kalsak daha güvenliydi ama Yeliz her halta karışıp kızın canını sıkardı. En iyisi onda kalmaktı. Adam baş hareketiyle anladığını belirtti dikiz aynasından Erdem'e baktım arabasına binip öylece durdu neyse ki kurtulduk ondan. Kontağın çalışma sesiyle bizde derin bir rahatlamayla birbirimize başımızı yasladık. Ayça uykusu gelmiş bir şekilde gözünü kapattı ben de dışarıyı izlemeye başladım. Aracın camlarına hafiften yağmaya başlayan yağmur damlaları çarpıyordu bu mükemmel huzur sesini dinleyerek yola odaklanmaya başladım. Adam çatallı yol ağzına geldiğinde evin ne tarafta olduğunu sordu Ayça sola sapması gerektiğini söylediğinde araç bir anda durdu. Artan yağmurun çıkardığı sesle tedirginliğimde artıy
Yorumlar
- ..: Her umduğumuz gerçek olmalı mı sizce :)
- Ebru YILDIRIM: @yakamozpiriltisi ikinizin durumu beni endişelendirdi umarım bir daha böyle maceralar yaşamazsınız
- obaaa asik oldumm kitabaaa cok gusell olmusususuusssss
- ..: Herkes kendi istediği sanatçıyı hayal etmek ister diye yazmadım ama bana kalırsa Ghostly Kisses olsun
- ..: Gel bir de Ayça`ma sor neler anlatır
- ..: Bhbdhbsa anlamıyor işte problemli şey
- İkbal Sürücü: bölüm çok güzeldi emeğine sağlık
- İkbal Sürücü: anlamıyor musun kız seninle gelmek istemiyor
- İkbal Sürücü: bu erdem de ne sakat
- İkbal Sürücü: kimin konserine gittiler
- İkbal Sürücü: pamuk şekere birde kağıt helva ya bayılırım