Keşfet

ZAMANIN İKİ YÜZÜBÖLÜM 11— İKİ AİLENİN BİLMEDİĞİ GERÇEK

ZAMANIN İKİ YÜZÜ

ZAMANIN İKİ YÜZÜ

BÖLÜM 11— İKİ AİLENİN BİLMEDİĞİ GERÇEK

İstanbul — 2026

Yalçın ailesinin evinde sıradan bir sabah yaşanıyordu. Hakan kahvaltı masasının başında gazetesini okuyor, Aylin mutfakta son hazırlıklarını yapıyordu. Demir ise telefonuna gelen mesajlara göz atıyordu.

Son günlerde eski bina, bulduğu fotoğraflar ve üç işaretli saatle ilgili araştırmaları iyice yoğunlaşmıştı. Ne zaman biraz boş kalsa aklı yine aynı sorulara gidiyordu.

Telefonu çaldığında ekrana baktı. Arayan numarayı tanımıyordu.

“Buyurun, Demir Yalçın.”

Karşıdaki kişi kendisini hastanenin arşiv biriminden tanıttı.

“Merhaba Demir Bey. 1997 yılına ait doğum kayıtlarıyla ilgili daha önce yaptığınız başvuru üzerine sizinle iletişime geçiyoruz. İncelememiz tamamlandı. Bazı önemli tutarsızlıklar tespit ettik. Sizin ve ailenizin hastaneye gelmesi gerekiyor.”

Demir oturduğu yerde doğruldu.

“Nasıl bir tutarsızlık?”

“Telefonda ayrıntılı bilgi vermemiz doğru olmaz. Ancak başka bir aileye ait kayıtlarla da bağlantı bulundu. Konuyu yüz yüze açıklamak istiyoruz.”

Demir birkaç saniye sustu.

“Peki. Aileme haber vereyim.”

Telefonu kapattığında Aylin mutfaktan seslendi.

“Kimdi oğlum?”

“Hastaneden aradılar anne. Eski doğum kayıtlarıyla ilgili araştırma sonuçlanmış.”

Aylin elindeki işi bıraktı.

“Bir şey mi bulmuşlar?”

“Tam olarak söylemediler. Hep birlikte gelmemizi istiyorlar.”

Hakan gazetesini masaya bıraktı.

“Öyleyse bugün gidelim. Madem bu kadar zamandır peşindeyiz, artık ne olduğunu öğrenelim.”

Demir başını salladı. Ancak içindeki huzursuzluğu belli etmemeye çalışıyordu.

Aylin kahvaltı masasındaki tabakları toplamaya başladı. Bir yandan da oğluna bakıyordu.

“İnşallah kötü bir şey çıkmaz.”

Demir annesinin yanına gidip omzuna dokundu.

“Önce bir öğrenelim anne. Kendimizi şimdiden üzmeyelim.”

Şanlıurfa — 2026

Karahan ailesinde de o sabah beklenmedik bir telefon gelmişti.

Elif hastanede çalışırken arşiv biriminden çağrıldı. Görevli masanın üzerine birkaç eski belge bıraktı.

“Daha önce araştırdığınız 1997 yılı doğum kayıtlarıyla ilgili yeni bir gelişme var.”

Elif dosyaya göz gezdirdi.

“Sonunda bir şey bulabildiniz mi?”

“Evet. Aynı gece doğan iki bebeğin kayıtlarında uyuşmazlık var. Doğum belgeleriyle taburcu kayıtları birbirini doğrulamıyor.”

Elif kaşlarını çattı.

“Bu, bebeklerin yanlış ailelere teslim edilmiş olabileceği anlamına mı geliyor?”

“Şimdilik araştırdığımız ihtimallerden biri bu. Ancak eski belgeler tek başına yeterli değil. Kesin sonuca ulaşmak için ailelerin bilgilendirilmesi ve biyolojik bağ testlerinin yapılması gerekiyor.”

Elif dosyayı kapattı.

“Bu ailelerden biri bizim ailemiz, değil mi?”

Görevli başını salladı.

“Evet. Anne ve babanızla birlikte görüşmeye gelmenizi istiyoruz.”

Elif bir süre sessiz kaldı. Sonra annesini aradı.

“Anne, hastaneden aradılar. Eski doğum kayıtlarıyla ilgili önemli bir gelişme var. Bugün babamla birlikte gelebilir misiniz?”

Nermin'in sesi endişeliydi.

“Ne olmuş kızım? Bir sorun mu var?”

“Henüz bilmiyorum. Telefonda anlatmadılar. Gelince öğreneceğiz.”

Telefonu kapattıktan sonra Elif yeniden dosyaya baktı.

1997 yılı…

O tarihle ilgili bildiği her şey birkaç satırlık eski kayıtlardan ibaretti. Şimdi ise o belgeler, yıllardır yaşadığı hayatla ilgili sorular ortaya çıkarıyordu.

Hastanede — Gerçeğe Bir Adım Daha

Yalçın ailesi toplantı odasına girdiğinde masanın üzerinde eski belgeler ve inceleme raporları duruyordu.

Hakan oturur oturmaz söze başladı.

“Bize telefonda bazı kayıtların uyuşmadığını söylediniz. Mümkünse artık açıkça anlatın.”

Arşiv sorumlusu önündeki dosyayı açtı.

“1997 yılında hastanemizde aynı gece iki doğum gerçekleşmiş. Annelerden biri Aylin Yalçın, diğeri Nermin Karahan. Doğum kayıtlarıyla taburcu belgelerini karşılaştırdığımızda bebeklerin yanlış ailelere teslim edilmiş olabileceğini gösteren ciddi farklılıklar gördük.”

Aylin şaşkınlıkla eşine döndü.

“Ne demek bu? Bizim çocuğumuzla ilgili bir şey mi söylüyorsunuz?”

Görevli sakin bir sesle devam etti.

“Şu anda kesin bir şey söylemek istemiyoruz. Ancak kayıtlar, iki bebeğin ailelere yanlış teslim edilmiş olabileceğine işaret ediyor. Bunu doğrulamak için biyolojik bağ testlerinin yapılması gerekiyor.”

Demir konuşmaya katıldı.

“Diğer aile de bu durumdan haberdar mı?”

“Evet. Karahan ailesine de ulaştık. Onlar da bugün görüşmeye gelecek.”

Hakan derin bir nefes aldı.

“Testleri yapalım. Gerçek neyse bilmek istiyoruz.”

Aylin'in yüzü bembeyaz olmuştu. Demir annesinin yanına oturdu.

“Anne, henüz kesinleşmiş bir şey yok.”

Aylin oğlunun elini tuttu.

“Biliyorum oğlum. Ama insan böyle bir ihtimali duyunca ne düşüneceğini bilemiyor.”

Demir annesinin elini bırakmadı.

“Ne çıkarsa çıksın, bugüne kadar yaşadıklarımız değişmeyecek.”

Aylin gözlerini oğlundan ayırmadı. Cevap vermek istedi ama kelimeler boğazında düğümlendi.

Şanlıurfa — Aynı Gün

Karahan ailesi de hastaneye geldiğinde Elif anne ve babasının yanında oturuyordu.

Selahattin belgeleri dikkatle inceliyordu.

“Yani yıllar önce hastanede bir teslim hatası yapılmış olabilir. Peki, bunu neden şimdi öğreniyoruz?”

Görevli açıklama yaptı.

“Eski kayıtların bir kısmı eksik olduğu için bu tutarsızlık daha önce fark edilmemiş. Son incelemede doğum kayıtlarıyla taburcu belgeleri karşılaştırılınca durum ortaya çıktı.”

Nermin'in sesi titredi.

“Peki, diğer bebek nerede?”

Görevli önündeki dosyaya baktı.

“İstanbul'da, Yalçın ailesinin yanında büyümüş. Adı Demir Yalçın.”

Elif istemsizce başını kaldırdı.

“Demir Yalçın…”

Selahattin kızına döndü.

“Önce sonuçları görelim kızım. Kesinleşmeden kendimizi bir ihtimale kaptırmayalım.”

Elif başını salladı.

Nermin ise önündeki kâğıtlara bakıyordu. Yıllardır kızım diye büyüttüğü Elif'in hayatıyla ilgili böyle bir ihtimali duymak kolay değildi.

Bir süre sonra testlerin yapılmasını kabul ettiler.

Birkaç Gün Sonra — Sonuçlar

Sonuçların açıklanacağı gün Yalçın ailesi hastanenin aynı toplantı odasındaydı.

Aylin'in elleri heyecandan durmadan hareket ediyordu. Hakan eşinin yanında oturmuş, önündeki dosyaya bakıyordu. Demir ise sessizdi.

Kapı açıldı. Görevli içeri girerek raporu masaya bıraktı.

“Öncelikle şunu belirtmek isterim: Hem eski kayıtlar hem de yapılan biyolojik bağ testleri birlikte değerlendirildi. Sonuçlar, 1997 yılında doğan iki bebeğin yanlış ailelere teslim edildiğini doğruluyor.”

Aylin gözlerini kapattı.

Hakan'ın yüzü gerildi.

Görevli açıklamaya devam etti.

“Demir Yalçın'ın biyolojik anne ve babası Nermin ve Selahattin Karahan'dır. Elif Karahan'ın biyolojik anne ve babası ise Aylin ve Hakan Yalçın'dır.”

Bir süre kimse konuşmadı.

Demir yavaşça sandalyesine yaslandı. Duyduklarını anlamaya çalışıyordu. Yıllardır ailesi bildiği insanların yanında büyümüştü. Şimdi ise başka bir ailenin de kendisiyle ilgili bilmediği bir geçmişi olduğunu öğrenmişti.

Hakan oğluna baktı.

“Demir…”

Demir başını kaldırdı.

“Buradayım baba.”

Hakan'ın sesi biraz titredi.

“Sen bizim oğlumuzsun. Bunu bilmeni istiyorum.”

Demir gözlerini babasından ayırmadı.

“Biliyorum baba. Sadece bütün bunları anlamam biraz zaman alacak.”

Aylin artık gözyaşlarını tutamıyordu.

“Ben seni ilk kucağıma aldığım günü hatırlıyorum. Seni büyüttüm, hastalandığında başında bekledim, ilk okul gününde kapıda seni bekledim. Şimdi birileri bana başka bir şey söylüyor diye bunlar değişmeyecek.”

Demir annesinin yanına gidip elini tuttu.

“Hiçbir şey değişmedi anne. Siz benim ailemsiniz.”

Hakan başını öne eğdi. Bu gerçeği kabullenmek kolay değildi ama oğlunun söyledikleri ona biraz olsun güç vermişti.

Şanlıurfa — Aynı Gerçek, Başka Bir Ev

Karahan ailesi de aynı sonuçları öğrenmişti.

Nermin raporu elinde tutuyordu. Gözleri dolmuştu. Selahattin sessizce eşinin yanında oturuyordu.

Elif annesinin yanına yaklaştı.

“Anne…”

Nermin kızının yüzüne baktı.

“Gel kızım.”

Elif annesinin elini tuttu.

“Ben yine senin kızınım. Bunu değiştirecek hiçbir şey yok.”

Nermin kızına sarıldı.

“Biliyorum. Seni ilk kucağıma aldığım günü, ilk kelimeni, okuldan eve koşarak geldiğin günleri unutamam. Sen benim kızı