Alıntı 📖
"Çilli."
"Hı..."
"Bugün sonuç değişmedi diye üzüldün, biliyorum. Ama bak, deniz aynı deniz. Simit hâlâ aynı tat. Ben hâlâ aynı Yavuz'um. Yanındayım."
Başımı omzuna yasladım. Ceketinden gelen o hafif tütün ve parfüm karışımı koku burnuma doldu.
"Korkum geçmedi Yavuz," dedim dürüstçe. "Fakat sen şu an... Şu an korkumun elinden tutuyorsun sanki. O da yanımızda oturuyor ama sesini
çıkaramıyor."
"Bırak otursun. Biz ona da çay ısmarlarız, yabancı değil nasılsa."
Kahkahamı daha fazla bastıramayıp salarken cebinden telefonunu çıkardı, kamerayı açıp bize çevirdi.
"Güzel gülümsüyorsun. İlk notunu bu akşam düşeceksin deftere. Ve ilk yazın şu olacak. Fotoğrafı da arasına koyacağız. Altına ne yazacaksın
biliyor musun?"
"Ne yazacağım?"
"Diyeceksin ki; 'Hava bozuktu, doktorlar moral bozucuydu ama Yavuz'un aldığı simit çok tazeydi. Bir de... Galiba bu adam beni, benim sandığımdan daha çok seviyor.'"
Ekrandaki fotoğrafa baktım. Saçlarım rüzgârdan dağılmış, burnum soğuktan kızarmıştı ama gözlerim... Gözlerimin içi, uzun zamandır ilk defa gülüyordu.
Yeni bölüm yayında
Yorumlar
- BÎ Hemtâ: evet 🕊️
- BÎ Hemtâ: 🫂 sizler iyiki varsınız ya
- BÎ Hemtâ: dimi 😅
- Ali Ergin: @bi_hemta bu anı kaydetmek süper fikir
- Eda Zorlu: kokuyu hissettim resmen harika detay
- Elif İlhan: Ah o simitler de var ya tam zamanında devreye giriyo😮