BOĞAZDAKİ SANRILAR
Yeni bir şiir daha yazdım.
Bu sefer biraz karanlık olacak.
Sonunda ışık olsa da normal bir ışık değil.
O ışık, sanrılar gören birisinin boğazda boğdurulması
İlk birkaç dörtlüğü ekliyorum
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
Gece iner, ev içinde gölgeler seslenirdi
Her karaltı ona göre gizli bir düşman idi
Bir bakıştan bin mânâlar çıkarıp hüküm verdi
Kendi gördüğü hayaller evde düzen kurardı
Perdeleri gün doğmadan sımsıkı örter idi
Sokaklardan gelen sesi uğursuzluk sayardı
Lambaları belli vakit yakmamızı emretti
Kendi korkusunu bize gerçek diye giydirdi
Kızı bir gün sessiz kaldı, gözleri uzaklarda
Bir utançla sustu kaldı, kimseye derd açmadı
Dayısının yaptığı iş içini paramparça etti
O gün evin duvarları sanki üstümüze çöktü
Vakti geldi, hastaneye götürüldü o kızcağız
Doğum vakti geldiğinde bebek hayata dönmedi
Bir küçücük nefes bile dünyaya merhaba demedi
Anne o gün aklındaki son ışığı da kaybetti