Keşfet

Hemrâz alıntı📖

BÎ Hemtâ

İnsan, yaşadığı acıların toplamından mı ibaretti, yoksa o acılara rağmen kurabildiği umutların toplamından mı? Hayat, bize yaşamak için önceden yazılmış bir kullanma kılavuzu sunmuyor. Bizler o kılavuzu kanatarak, kanayarak, düşüp dizlerimizi, ellerimizi parçalayarak ve en nihayetinde kendi yaralarımızı kendi ellerimizle sararak yazıyoruz. Genç bir kızken, dünyanın sadece üzerime yıkılan karanlık duvarlardan ibaret olduğunu sanırdım. O enkazın altında, nefessiz kalmış bir hâlde çırpınırken, bir gün kendi gökyüzümü kendi ellerimle inşa edebileceğime inanmak, aklımın ucundan bile geçmezdi. İnsan, karanlığın içinde çok uzun süre kaldığında, ışığın varlığını inkâr etmeye başlıyor.

Çocukluğumun ellerimden zorla koparılışı, boyuma büyük gelen o zoraki evlilik, hastane köşelerinde ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide yürüyüşüm... Hepsi, ruhumda derin yarıklar açmıştı. Uzun bir süre, bu olanların neden benim başıma geldiğini, bu cehennemin neden benim kaderim olduğunu sorguladım. İsyan ettim, sustum, kendimi kanatıp durdum. Ama şimdi, bu camın kenarında otururken, rüzgârın cama vuran sesini dinlerken anlıyorum ki; o acılar birer ceza değilmiş. Onlar, bugünkü beni inşa eden tuğlalarmış. Eğer yangınların içinden yürümeseydim, küllerinden doğmanın ne anlama geldiğini, sıcak bir tebessümün, huzurlu bir sabahın ne denli kıymetli olduğunu asla bilemezdim. İyileşmek, geçmişi hiç yaşamamış gibi davranmak değil; geçmişinden arta kalanlara bakıp, ‘Ben buradayım, hayattayım ve artık canım acımıyor’ diyebilmekmiş.

Yorumlar

  • BÎ Hemtâ: bilmiyorum ki🤷🏻‍♀️
  • BÎ Hemtâ: yaşanmışlıklar ❤️‍🩹
  • BÎ Hemtâ: aynen
  • Tarık Arslan: @bi_hemta acıların tuğlalara dönüşmesi harika
  • Ahmet Esen: Bu ifadelerin arkasındaki hikaye çok derin
  • Ferhat Durmuş: Geçmişle yüzleşmek ne kadar zor ama gerekli
  • BÎ Hemtâ: teşekkürler 🫂
  • Nazlı Güler: ❤️💋
  • Nazlı Güler: ne güzel bir anlatım kalemine sağlık canım
  • BÎ Hemtâ: 🫂
  • Yaman Kurtuluş: ❤️