Keşfet

Kanlı Hilal

Kanlı Hilal

Ekrem Efe Özbek

İzmir’in ışıltılı sokaklarında görünmez olmanın en kesin yolu, karanlıkta saklanmak değil; herkesin gözü önünde, sıradan bir fosforlu sarı işçi yeleği giymektir. Otuz beş yaşındaki belediye park işçisi Yekta, gündüzleri şehrin hastalıklı ağaçlarını budayan silik bir figürken, geceleri estetik takıntılı, kusursuzluğu arayan soğukkanlı bir avcıya dönüşmektedir. Kurbanlarını öldürmeyi bir vahşet değil, estetik bir "hasat" olarak gören Yekta; kusursuz bulduğu kadınları en zirve anlarında dalından koparır. Şahdamarlarına attığı milimetrik bir yarım ay kesiği ve üzerini mühürlediği şeffaf ağaç macunuyla güzelliklerini sonsuzluğa dondurur.

​Ancak en steril bahçeler bile inatçı bir ayrık otunun sızmasıyla darmadağın olmaya mahkumdur. Kurallara sığmayan, zeki ve tavizsiz Cinayet Büro Komiseri Aylin, kurbanların boynundaki o şeffaf macunun izini sürdüğünde, karşısında sıradan bir katil değil, kendi yarattığı hastalıklı müzesinde tanrıcılık oynayan kibirli bir sanatçı bulur.

​Emniyet teşkilatının körlüğüne ve Yekta’nın şeytani zekâsına karşı tek başına kalan Aylin, bu kusursuz kamuflajı yırtmak için rozetini karanlık sulara atmak zorundadır. İzmir`in iyot kokulu Kordon`undan, pas ve kan kokan ağır sanayi sitelerine uzanan bu amansız kedi-fare oyununda av ile avcı birbirine karışacak; şehrin asıl karanlığı, fosforlu bir pelerinin ardında saklanan o dipsiz kibrin içinde alevlenecektir.

Bölümler